EĞİTİMCİ YAZAR MEHMET KILIÇOĞLU YAZDI: "YATILI OKUL ÖĞRENCİSİNİN KARNE TATİLİ"


YATILI OKUL ÖĞRENCİSİNİN KARNE TATİLİ
Bizler, 1960-70 yılları evimizden uzak yerlerde yatılı okuyan öğrenciler için yarıyıl-KARNE TATİLİ- çok önemliydi. Çünkü bizler, yoksul aile çocukları, eylül ayında okulumuza gelir, ocak sonu karne tatilinde evimize gidebilirdik. Hem paramız yoktu, hem de o zamanki okuma sistemi bunu gerektiriyordu.
Ben 1964-70 yıllarında DÜZİÇİ İLK ÖĞRETMEN OKULU'NDA altı yıl yatılı okudum. Tatillerde köyümüze ulaşmam için iki günlük yol giderdim. Gaziantep'li büyük sınıflardaki abiler, bizlere sorarak otobüs tutarlardı. Okuldan, otobüse biner, Gaziantep'te inerdik.
Kanlı Geçit'ten sonra Amanos'lara tırmanır, Alman Pınarı denen lokantalarda mola verilir, viraj döne döne Fevzipaşa'da düze inerdik. Beni otobüs tutardı. O virajlarda canım çıkardı. Ama, zorluklara katlanarak evimize gitmenin sevinciyle yola devam ederdim.. Ben ,ancak ikinci gün Kilis'e bağlı köyümüze ulaşırdım.
Köyde on on iki gün güzel geçerdi. Evde fazla iş yaptırmazlardı. Yaşıtımız, arkadaşlarla gezerdik. Kızlara hava atardık. Ailemiz de bizimle gurur duyardı. Ben , bu tatillerde evdeki yaşıma uygun kimi işleri yapardım. Hayvanları yakın derede sulama, kar yağmışsa damda kar kürüme gibi.
Bir de havalar biraz güzel gitmişse evin kuytu, güneş gören yerinde , okuldan götürdüğüm romanları okurdum. R.Nuri'nin Ateş Gecesi, H.Edip'in Vurun Kahpeye, Fakir Baykut'un Yılanların Öcü böyle tatillerde okuduğum kitaplardı.
Köyümüzde kazada-Kilis- okuyan bir çok arkadaş vardı. Onların kimi dersleri zayıf olurdu. Okulu ikinci sene bırakanlar da vardı.. Ben her sene sınıfımı geçerdim. Evde aileme her işte yardımcı olurdum. Öbür arkadaşlar ,böyle yapmadığı için aileleri beni daha farklı görürdü. "Nasıl oluyor, siz başka bir okulda mı okuyorsun?” diyenler vardı.
Sonunda karne tatili biterdi. Bira üzgün , evden ayrıldığım için, biraz sevinçli okula arkadaşlarımıza kavuşacağım için yola çıkardım. Tahta bavulum elimde, köyümüzün yolcularını taşıyan kamyona sabah erken binerdim. Önce Kilis, sonra Gaziantep. Gaziantep'te bir iki arkadaşla karşılaşmışsam mutlu olurdum. Osmaniye'den geçen otobüslere binerdik. Osmaniye'den de EVİMİZ ,YUVAMIZ okulumuz, DÜZİÇİ'NE varırdık.
Yine arkadaşlar, yine sınıflar, yine ders çalışmalar, Mayıs ayına dek tatil yoktu. Tek amacımız derslerimizi iyi yapıp sınıfı doğrudan geçmek. Ailemize ve devletimize karşı birinci görevimiz buydu.
MEHMET KILIÇOĞLU
YAZARIN DİĞER YAZILARI
BİR TÜRKÜ TUTTURMUŞUM..!
BAYRAMLAR..BAYRAMLAR..MUTLU BAYRAMLAR!..
